DOLAR 32,5752 0.15%
EURO 35,0495 0.38%
ALTIN 2.440,230,22
BITCOIN 2133565-1,09%
Ankara
26°

AÇIK

13:10

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

  • EngüncelHaberler
  • Deprem çantası ayağınıza takılan bir prangadır… Ezber bozan sözler: Enkazda hayat kurtaran çanta değil aldığınız pozisyon

Deprem çantası ayağınıza takılan bir prangadır… Ezber bozan sözler: Enkazda hayat kurtaran çanta değil aldığınız pozisyon

ABONE OL
16 Şubat 2023 07:16
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haberin Devamı’NEREDEYDİ BENİM DÜDÜĞÜM, DEPREM ÇANTAM?’6 Şubat günü Kahramanmaraş merkezli 10 ilde ve Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca kişiyi etkileyen iki deprem yaşadık. Çok aka kayıplara yol açan bu depremlerin ardından tüm ülke biricik yürek olduk; bir yandan umutla enkazlardan sağ çıkarılacak insanların haberlerini bekliyor bir yandan da yaralarımızı sarmaya çalışıyoruz.Ülkemiz sınırları içinde fazla sayıda fay zonu bulunuyor ve her lahza deprem gerçeği ile sima yüzeyiz. Korkuyoruz ve depreme nasıl hazırlanmamız gerektiği konusunda bilinçlenmek istiyoruz. Bu konuda kaleme alınmış haberleri okuyor, TV’lerde konuşan uzmanları dinliyoruz. Deprem çantalarını doldurup kafa ucumuza koyuyor, bir iki hafta boynumuzda düdükle yatıyor ancak zaman ilerledikçe düdüğü bir kenara çantayı bir kenara atıyoruz. Ta ki bir öbür deprem ile korkularımız yeniden tetiklenene kadar…Haberin DevamıHepimiz biliyoruz ki enkaz altında kalanlar için ilk 72 saat en kritik aralık fakat depremden günler hatta haftalar sonra bile sağ salim kurtulan insanlar olduğu da bir gerçek. Peki enkaz altından kurtarılanların hayatta kalmasında en önemli etken ne? Deprem çantası ile depreme hazırlıklı olmak hayati ehemmiyet mi taşıyor? Her evde mutlaka deprem çantası bulundurulmalı mı? İlk günden itibaren depremin vurduğu illerde ömür kurtarma mücadelesi veren AKUT Kurucu Başkanı, Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Ferudun Çelikmen, bu depremde 250’ye yakın kişiyi enkaz altından kurtardıklarını, bugüne kadar yaşanan depremlerde hayatta kalmayı başaran hiç kimsenin yanında deprem çantası olmadığını söyledi ve deprem esnasında yapılması gerekenleri, ömür kurtaran bilgileri Hurriyet.com.tr okurları için aktardı.‘DEPREM ÇANTASI AYAĞINIZDA BİR PRANGADIR’Yıllardır bize ‘Depreme hazırlıklı olmak için her evde mutlaka bir deprem çantası olmalı’ deniyor. Peki deprem çantasının mantığı nedir? Amacı bir deprem sonrasında enkaz altında kalırsak hayatta kalmamızı sağlamak mıdır yoksa depremden sağ salim kurtulduğumuzda dışarıda işimizi kolaylaştırmak, yardım gelene kadar ihtiyaçlarımızı karşılamak mı?Haberin DevamıDolayısıyla deprem çantasını nerede tutacağız? Evde mi aracımızda mı? “Öncelikle bu çantaları aracınızda nasıl tutacaksınız?” diye soran Çelikmen, şu anda deprem bölgelerinde kişisel araçların neredeyse hepsinin enkaz altında olduğunu, gelecekteki depremlerde de durumun bundan farklı olmayacağını, yeni bina yönetmeliğine göre bina altındaki otoparklarda tutulması gereken araçların deprem esnasında bina yıkılırsa enkaz altında kalacağını dile getirdi ve ekledi:”Deprem çantası hazırlayıp araçlarda saklamanın bir öbür dezavantajı da içine koyduğumuz şeylerin bozulmasıdır. Arabanın içi sağlıklı bir saklama ortamı değildir. Deprem çantası, fazla kısa sürede fazla hızlı bir şekilde uygulayacağımız bir fiil planımızın olması gereken yerde ayağımızı bağlayan bir prangadır. Deprem esnasında alacağınız pozisyon bundan fazla daha önemlidir.”Haberin DevamıDeprem çantası, ilk sarsıntıyı hissettiğinizde, sevdiklerinizle enkaz altında kalmamak için önceden tasarladığınız acil hal fiil planını uygulamanız gerekirken ayağınıza takılan bir prangadır. Hayatınızı kurtaracak olan ve ilk yapmanız gereken şey, içeriği itibarı ile bavul haline gelmiş çanta değil, gece dahi olsa yakınınızda, şarjda olan bir cep telefonu ve bir pet şişe ab bulundurmaktır.Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Ferudun ÇelikmenÇANTA DEĞİL BAVULÇelikmen, “Deprem çantası dediğiniz şey içine doldurulacaklar ile beraber resmen bavul gibi bir şeye dönüşüyor” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti:“Bu çantalarda mücevher gözü, nakit gözü, pasaport gözü ve değerli evrak gözü var. Bu çantayı evde en yakınınızda tutmanız lazım ki hırsız çalıp götürmesin. Diyelim ki deprem çantanız evde. Bir sallantı hissedildiği anda çoluğu çocuğu bırakıp bu çantaya mı sarılacaksınız?”İKİNCİ DÜNYA SAVAŞINDAN KALMA BİR KÜLTÜRDeprem çantası diye lanse edilen şeyin kökenini, nereden geldiğini bilmemiz gerektiğini vurgulayan Çelikmen, şu bilgileri verdi:“Deprem çantası, İkinci Dünya Savaşı sırasında Londra’nın bombalanması sırasında metroda sığınakta kalan insanların mama ihtiyacı, haberleşmek için radyo ihtiyacı, beslenmek için konserve, aydınlanmak için ışık, ısınmak için battaniye ihtiyacı nedeniyle ortaya çıktı. Sonradan rant haline döndü. Enkazdan kurtulmayı başaranlar emin olun bu yiyeceklere ihtiyaç duymaz. Enkazdan çıkan insan, en yoksul ülkelerde bile (Çin, Pakistan, Hindistan) bir kuru ekmek, bir tas çorba bulur.”Haberin Devamı”BİR KİŞİ BİLE YANINDA ÇANTASI VAR DİYE ENKAZDAN KURTARILMADI””Siz kurtulanların yanında deprem çantası gördünüz mü?” sorusunu yönelttiğimiz Çelikmen, “Bugüne kadar bir biricik şahıs dahi yanında deprem çantası mevcut diye enkazdan kurtarılmadı. İnsanlar enkaz altında kıpırdayamıyorlar bile. Çanta önünde olsa bile kolunu uzatıp alamayabiliyor. İşte bu yüzden ‘Deprem çantası işe yaramaz’ diyorum. Önemli olan deprem olduğunda enkaz altından bir şekilde kurtulmak” dedi.YATAĞINIZIN BAŞINDA MUTLAKA SUYUNUZ OLSUN1992 yılından beri afet sonrası faaliyetlerin içinde yer aldığını belirten Çelikel, sadece deprem özelinde değil her zaman herkese yatağın yanına bir şişe ab koyulmasını tavsiye ettiğini, bunun hayati öneme sahip olduğunu anlatım etti.  Haberin DevamıCEP TELEFONLARI TAM BİR DEPREM ÇANTASI”Bana göre ateşten ve tekerlekten bile daha önemli bir icat” diye tabir ettiği cep telefonlarının ulaşabilir yerde ve şarjının dolu olmasının en önemli şey olduğunu vurgulayan Çelikel, sadece ab ve telefonun deprem sonrasında yeterli olacağını, o bavul haline gelmiş çantalara ihtiyacımız olmadığını bir kere daha yineledi. Enkaz altında kalanlar için düdüğün de aynı radde önemli olup olmadığını sorduğumuz Çelikel, cep telefonlarının, düdük, fener gibi özelliklere sahip olduğunu, hem konum atarak kurtarma ekiplerine yer bildirimi yapmanıza hem de dışarı ile irtibat kurmanıza yardımcı olacağını, kısacası telefonların adeta birer Deprem çantası olduğunu fakat sallantı halinde ulaşabileceğiniz bir mesafede olması gerektiğini sözlerine ekledi.ÇÖK-KAPAN-TUTUN TEKNİĞİ HATA MI?Yıllardır deprem sırasında yere çöküp masa gibi bir cismin ayağına tutunmayı öneren ‘Çök-Kapan-Tutun’ tekniğinin doğru olduğu söyleniyor ancak Çelikel, bunun yerine ömür kurtaran cenin pozisyonunun uygulanması gerektiğini vurguladı.Çök-kapan-tutun tekniğini savunan uzmanların olduğunu ancak bugüne kadar yıkılan bir binada çök-kapan-tutun yöntemi ile kurtulan bir biricik vaka olmadığını belirten Çelikel, şahıs bu pozisyondayken bina yıkılırsa en ölümcül darbenin baş-boyun-omurgaya geleceğini söyledi. Çelikel bu yöntemin kökenini ve bizde uygulanma nedenini de şöyle açıkladı:“Soğuk Savaş yıllarında Sovyetler Birliği, ABD hidrojen bombası patlattığı için vatandaşlarına camdan geçen fakat tuğladan geçemeyen gama radyasyonuna karşı cam seviyesinin altında durmayı amaçlayan bu yöntemi öğretmiştir. Yani bu 1950’lerin bilgisidir ancak maalesef zaman içinde yaygın bir korunma tekniği haline geldi. Yıkılmayacak binada bu teknik kullanılabilir fakat yıkılan binalarda bu teknik kullanılamaz. Japonya’da ABD’de geçerli olabilir çünkü onların derdi bina yıkılmasın değil, başlarına bir şey düşmesin. Onların sorunu ile bizimki bir değil. Bugüne kadar bu pozisyonda hayatta kalan olmadı.”Fotoğraf: Yeditepe Üniversitesi Acil Tıp Uzmanı Acil Tıp Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Mustafa Ferudun ÇelikmenENKAZDAN KURTULANLARIN GERÇEĞİ: CENİN POZİSYONUTabii ki enkaz altından sağ kurtulmak için hiçbir pozisyonun garantisi yok fakat bugüne kadar enkaz altından kurtarılan kişiler genelde hangi pozisyonda oluyorlar?Çök-kapan-tutun pozisyonunda istenen yüksekliğin 80-100 santimetre olduğunu, kendi önerdiğinin ise sağlam bir eşyanın yanında yere yatıp cenin pozisyonunu almak olduğunu belirten Çelikel, kurtardıkları insanların hep bu pozisyonda olduklarını, bu pozisyonun hedef küçülttüğünden ötürü hayatta kalma şansını artıracağını belirtti ve sebep en ülkü pozisyon olduğunu anlattı:“Özellikle bu soğuk havalarda hipotermi riskine karşı en sağlıklı pozisyonun cenin pozisyonudur. Üzerinizden yorgan çekildiğinde istemsiz olarak ne yaparsınız bir düşünün. Küçülür ve cenin pozisyonunu alırsınız ve bu sizi korur. Neden enkaz altından en fazla bebek ve çocuklar çıkarılıyor? Küçük oldukları, içgüdüsel olarak bu pozisyonu aldıkları ve yaralanma riskleri azaldığı için. Bu İzmir Depremi’nde de böyleydi, bu depremde de böyle. Küçük oldukları için yaralanma riskleri de azalıyor.”Enkaz altından geç çıkarılanların Crush sendromu nedeniyle hayati tehlikelerinin olabileceğini hatırlatan Çelikel, bu depremde 250’ye yakın kişiyi kurtardıklarını, bu kişilerin enkaz altında cenin pozisyonunda yattıklarını, bunun teorik bir bilgi olmaktan ziyade kurtulanların gerçeği olduğunu anlatım etti.Yıllarca ‘Deprem anında sıranın, masanın altına girin’ bilgisinin öğretildiğini fakat bu uygulamanın yanlış olduğunu belirten Çelikel, yıkım kararı alınan iki binada cansız mankenlerle bu durumu simüle ettiklerini, ezilse bile yok olmayan eşyaların yanında olabildiğince hedef küçültmenin yani cenin pozisyonunun daha koruyucu olduğunu gördüklerini söyledi ve “Bina yıkılırsa ve enkaz altında kalınırsa bu şansı iyi kullanmak lazım” dedi.YAŞAM ÜÇGENİ: KİTAP SAYFASINDAKİ KALEM GİBİ Çelikel, “Bina yıkılsa dahi binayı ayakta tutan kolonlar ve kirişler tıpkı kitap sayfalarının arasındaki kalemin yarattığı boşluklar gibi ömür üçgeni oluşturur” diye konuştu ve bu ömür üçgenlerine örnekler verdi:“Yatakların altındaki bazaya kitaplarınızı doldurun ya da nevresimlerinizi koyun yani altı dolu olsun. Kafanıza düşebilecek olan eşyaların sabitlenmiş olması gerekir. Yatağın yanına uzanıp cenin pozisyonunu alın. Ya da içi dolu çeyiz sandığı da gene sizi koruyabilecek sağlam bir eşyadır. Buzdolabı, çamaşır makinesi gibi eşyalar kocaman eşyalardır fakat içleri boştur, sactan yapıldığı için incedir, bu nedenle onlara güvenemeyiz.”Çelikel, ayrıca kitapların betonarme yığıntılara karşı ciddi direnç gösterdiğini, kask ve baret gibi şeylere gerek olmadan kafanızı kalın kitaplarla koruyabileceğimizi söyledi.40 SANTİMETRE İLE 1 METRE ARASINDAKİ FARK HAYAT KURTARIYORÇelikel “Çök-kapan-tutun pozisyonunda 1 metreye ihtiyaç var, cenin pozisyonunda ise 40 santimetre kalça yüksekliği gerekli. İşte o 40 santimetre ile 1 metre arasındaki fark ömür kurtarıyor” sözleri ile DEPREM anında aldığımız pozisyonun ne kadar önemli ve hayati olduğunu vurguladı.Çelikel, gece sarsıntıda uyanamayanlar için özel sismik alarmlar yanında tavandan sarkan lamba-avizelerin altına balıkçı zili bağlamak, yatağın başucunda bir raf üzerine sallantıda kafanıza düşecek bir plastik bardak içine ab koymak, gardırop gibi eşyaların en üst kenarına sarsıntıda fikir şıngırtı çıkaracak bir kumbara koymak gibi uyandırıcı önlemlerin de işe yarayacağının altını çizdi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.